Tag Archives: zaman

Tutamıyorum Zamanı

Zamanın hızla geçip gittiğine hep yakınırız da zamanı iyi kullanmak için hiç çabalamayız. Bazılarımız büyümek istemez ki keşke mümkün olsa. Fakat farkına varamadığımız bir nokta var : Zamanın hızlanarak yitip gitmesi. İnsan olgunlaştıkça boşa  geçen zamanından daha fazla şikayetçi olur. Bunu düşünerek de bir süre

Zaman Katili

Sıkıntıdayım. Harfleri sıraya dizmekten bile yoruluyorum sanki her seferinde. Kulaklarımda müzik, dinleyerek vakit öldürüyorum. Dediklerine göre en kıymetli vaktimi… Zamanı öldürdüğüm için benden intikam mı alıyor? Bana bir sıkıntı dadandırdı. Beni boşa harcama dedikçe kulaklarımı tıkadığım, onu öldürdüğüm için… İyi dadandırdı zaman bana bu sıkıntıyı. Sıkıntı

Beklemez Zaman Hiç

Hep zamanla aynı ilerleyemiyor insan, gerisinde kalıyor bazen hem de çok gerisinde. Ne hoşçakal diyebiliyor düne ne de hoşgeldin bugüne. Yarınlar anlamsızlaşıyor di’li zamanlarda kalınca ve devam etmek zorlaşıyor gerçekten uzaklaştıkça. Güneş doğmuş, batmış da ne olmuş? Tekrar doğacak ve tekrar batacak. Akreple yelkovan pili

Miras

Saatim sizde kalsın beyefendi onu size bırakıyorum. Zaman mefhumunu kaybedeli uzun zaman oldu zaten, saate bakıp zamanı takip etmeyi yersiz buluyorum.  Parasızlık da büsbütün sarstı dengemi üstelik. Doğduğumdan beri hayallerimin su almasına alıştı da ruhum, gövdem ayakkabılarımın su almasından pek şikayetçi. Zaten epeydir şöyle adam

08:22 Rüyaları

Kimimiz vardır alarm kurmasına rağmen alarmdan önce güneşe merhaba der, kimimiz ise alarma muhtaçtır benim gibi. Uykuya hasret yorgun bedenlerin güne alarm eşliğinde uyanması ayrı bir güzelliktir. Günümüzde saat alarmının yerini cep telefonu alarmları almış vaziyettedir. Hal böyle iken alarm sesinin drrrrrrr olmayacağı aşikar. Her

Sobalı Zamanlar

Sobalı zamanları özlüyorum… O zamanlar tüm aile ısınabilmek için tek bir odaya sığışırdı. O tek sobalı odada herkes bir yer bulurdu kendine. Bireysellik o zamanlar sarıp sarmamıştı tüm hayatımızı, kimsenin ayrı odası yoktu ama kimse de şikayet edip mutsuz olmazdı bundan. Sıcacık sobanın etrafında, paylaşılan odadaki

Zamanın Yelkovanı

Kaç farklı saatte yaşanabilir ki bir ömür? Her birinin tiktakları bize hayat yolculuğunda eşlik etmek gibi aynı misyonun birer parçası olsa da, bazen Salvador Dali’nin Eriyen Saat‘leri misali kaybolup gidiyoruz sonsuzluğa uzanan tünelde. Aslında bu saatlerin hepsi birer yol arkadaşı değil mi bizlere? O vakit

Zaman Geçerken Aşkı Getirir

Soğuk, sisli ve bıçak gibi keskindi bu kez ayrılık. Gözyaşlarından bir duvar ördüm, saklandım ardına. Ağlamak ne çare! Öyle bir acı ki bu ve öyle bir oturur ki insanın yüreğine tarifi imkansız. Hani sözcükler düğümler, bir tek gözyaşlarınız anlatır ya derdinizi… Efkarla çektiğin sigara, ağzına

Yaşasın Karanlık

Elektrikler kesildi dün aniden. Bir anda kapkaranlık bir yaşama fırlatıldık. Önce karanlıkta dikkatlice ilerleyerek bir çakmak bulmaya çalıştık, sonra da yakmak için mumu. Yine kızdık kendi kendimize, neden mumu el altına değil de zor ulaşılan bir yere koyduk diye. Bu arada mumu ararken epeydir evde

Sıfır Sıfır Kırk Yedi

O’nun anısına… Saat:00:47. Oturduğum yerden yıllanmış tahta merdivenlerin gıcırtısını duyabiliyorum, alkolün vermiş olduğu bezginlik ile huzursuz  bir uğultu kulaklarımda mırıldanıyor, belki anlatmak istedikleri lanet saçma sapan hikayelerden sadece birkaçı, şu an benim olduğum gibi. Hayat bazı yerlerde gece başlar, dışarıda  acı acı bağıran siren seslerini, bir